Menu

Eş Adayının Ailesini Tanımak Önemli Mi?

 

 

Evlilik hayatını olumlu veya olumsuz etkileyen birçok sosyo-külütrel ekonomik, psikolojik vb etken var. Bunlardan biri de eşin yakın aile çevresidir. Bundandır ki bizim toplumumuzda geçimsizlik ve boşanma nedenleri içinde “ailelerin müdahalesi” en önde gelen nedenlerden sayılıyor.   Çünkü evlilik sadece iki insan arasında değil aynı zamanda aileler arasında da bağ kuruyor

Evlenmeye niyet edenlerin  buna dikkat etmesi gerekir.

Peki, eş adayının ailesini tanımak,  mutlu bir evlilik için ne kadar önemlidir?

Biz Batılı toplumlardan farklı olarak, ne onlar gibi çekirdek aileyiz ne de  eski geleneksel geniş aile yapısına sahibiz.  Hem baba evinden ayrıyız, hem de bir anlamda onlarla beraberiz. Eşimizi kendimiz beğeniriz,  seçeriz; ama nişan için mutlaka ailelerin işin içine girmesini isteriz.

Eskiden insanlar ağırlıklı olarak “görücü usulü” ile evlenirlerdi. Bu, medyanın karikatürize ettiği gibi, çiftlerin birbirini ilk defa düğün  gecesi görmesi anlamına gelmezdi. Öyle olan yok muydu, vardı tabi iki. Ama çoğunluk, tanıdık çevreden kişilerle yapılan evliliklerdi.   Evlenecek kız ve erkek de,  aileler de birbirilerini tanırlardı.

Bundan daha da önemlisi, aileler birbirini tanıdıkları ve yapılması gerekenler de töreler, gelenekler çerçevesinde olduğu için düğün, nişan vb gibi evlilik sürecinde aileler arasında pek de sorun yaşanmazdı. Olası sıkıntılarda da makul bir yol bulunurdu.

Bunun yanında kız da erkek de aynı çevreden oldukları için birbirlerinden beklentileri belliydi. Bundan dolayı da  beklenmedik bir hastalık, davranış, geçmişe ait bilinmedik sürpriz bir olayla da karşılaşılmazdı.

Çiftler bir sorunla karşılaştığında aileler de kendileri aracı oldukları ve birbirinin dilinden anladığı ve aynı çevreden oldukları için orta yolu bulmak için çaba gösterirlerdi.

Günümüz gençleri ise, ailelerinden uzak bir şehirde birbirlerini tanıyor, aşık oluyor, evlenmeye karar veriyorlar; sonra da ailelere işin formalitesini yerine getirmek düşüyor. Aileler, yani dünürler, birbirlerini ilk defa kız isteme aşamasında görüyorlar. Daha sonra nişan, düğün, hastalık ve ortak değer olan torun gelince karşılaşıyorlar. Bu süreçlerde iki farklı kültüre ait insanların yanlış anlamaları ve sürtüşmeleri doğrudan yeni evlenen çiftleri etkiliyor.

Gençlere sorarsanız, “biz birbirimizi seviyoruz, önemli olan da bu değil mi?” der, ailelerin kim olduğu, geçmişlerinin nasıl olduğu ve aile içi ilişkilerinin nasıl yürüdüğünün hiç önemi yokmuş gibi davranırlar. Aile içinde şiddet var mı yok mu? Ailenin geçmişinde boşanma, alkol, kumar bağımlılığı, psikolojik hastalıklar var mı yok mu? Bunlar araştırılmaz.

Oysaki bugün bilimsel olarak ispatlanmıştır ki, bağımlık, boşanma, hatta küçük de olsa aile içinde yaşanan travmalar bulaşıcı bir hastalık gibi nesilden nesile devam edip gidebilir. Kişi karakterini mizacını anne ve babasından aldığı gibi, onların eğitim biçimi veya yetersizliği de kişinin düşünce ve duygu yapısını etkiler.

Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nden Uzman Psikolog Erdinç Öztürk’e göre “Çocukluk döneminde aileleri tarafından dışlanan, duygusal açıdan ihmal edilen, cinsel istismara maruz kalan çocukların ileride kuracağı aileleri de travmatik geçmişe sahipler.”. Yani travma bulaşıcı bir hastalık gibi kuşaktan kuşağa devam edip gidiyor.

Mutlu bir evlilik için insanın eş adayını sevmesi, ona aşık olarak evlenmesi elbette çok güzeldir. Ama kendi çevremizden de çok iyi biliyoruz ki, birbirine aşık olan binlerce insan evlendikten belli bir zaman sonra “şiddetli geçimsizlik ”den dolayı boşanmaktadırlar.

Peki, neden? Çünkü kişi evlenince ailesindeki, genetiğindeki olumsuzlukları yeni ailesine taşıyor

İşte bunlar bize aynı zamanda şunu da gösteriyor ki, eş seçiminde  aşık olmak her zamanda mutluluk ve huzur getirmiyor. Eş seçiminde çok dikkatli de olabilirsiniz, mantık ve duygu ile birlikte yola çıkabilirsiniz, ama eş adayının ailesini tanımamış ve incelememişseniz olumsuz sürprizle karşılaşmanız içten bile değil.

Bundan dolayı eş seçerken eşin kişisel özellikleri yanında  nasıl bir aile içinde yetiştiğine dikkat etmek gerekir. Nitekim bir hadiste “Çöplükte biten yeşillikten sakınınız!” buyurulmuştur.

No comments

Bir cevap yazın

Sosyal Medya Sayfalarım

Günün Videosu